www. arturk. org

 

 

 

 

 

 

 
 
 
 
 

Serin' in Resimleri
Gönderen:
A. Yaşar Serin

Figürler motifsel bir anlayış ve mantık dışı bir sıralanışla yönlendirilmiş izlenimi vermektedir. İşlev ve mantığa yabancılaştırılmış figürler, grafiksel anlatımcılıkla sezinlenen, soyut- somut kurgu arasındaki bir çekişmeyle, sorunsalına anlam kazandırılabilir.

Figür- soyut arası gösterişli yapısıyla izleyicinin beğeni yargısını, beğeni zeminine taşır.

Serin; resimlerine ilk önce klasik ekol zenginliği ve gerekli yaşantıyı şiirsel bir ifadeyle resme başladı. Sonraları tematik değişme ile, hareketin görselleştirdiği figürsel, folklorik öğeleri kullanarak  ilgisini geçmişin gözlemine taşımıştır.

Bu yönüyle  izleyiciyi; yapıtın iç anlamı ile yüz yüze  getirme görevini üstlenmiştir.

Son resimlerindeyse salt; figür, kişilik izleri sunma ile özdeşleşmiş değildir. Folklorik esintiler, simgesi olarak görünse bile bazı resimlerinde yerel olmanın ötesinde  tematik bir olgu olarak düşünülebilir.

Onun içindir ki; birçok resminde çok sayıda formların her birinde kendimize ait bir şeyler bulabilirsiniz.

Resimlerinin kurgu mantığında, klasik kübizm ve  geometri dışında, farklı bir aromatik şeffaflık saptanabilir. Kurgularında tek tek serpiştirilen figürler, bir entegrasyon ve asimilasyon sağlayabilmektedir. Buda yer yer eriyip organize olan çeşitli kimlikler biçiminde ortaya çıkmaktadır.

Gözün; biçimi algılaması biraz olsun izleyene zor gelmesine karşın, izole edilmişlik hissi de vermektedir. Renklerin zaman zaman yalın pigment havası içerisinde, titreşimler sunarak tematik rolü de üstlenmektedir.          

Bu nedenle izleyen kişi, sunular arası ilişkiyi seçme gayretine  yönelebilir. Ortak noktalar arayıp bulabilirse de doyum ve tema benzerliğiyle resim zeminindeki renk pigmenti ve sürekliliği ile verilmek istenen temalar  kendini çevrelemektedir. Gerçekte sınırlanan bu ortak yazgı, gözlemin salt tek figürden, resim alanına yayılma zevki ile birlikte dramatik bir gerilimin doğmasına da neden olmaktadır.

Figür çağrıştıran lekeler, izleyene yeniden kurgulamışlar, yeniden üretilmişler hissi vermektedir. İçeriğindeki tematik etkiyi yaşama geçirme kaygısı taşımaktadır.

İmgelerin yaratılmasında kullanılmış teknik, sanatçının uğraşında evrildiğinin göstergesidir. Genel kurgu ile yabancılaştırılmış olması, renk dizgelerinin birbirleriyle, erimeden bütünleşip, sıradan olmadan ortaya çıkması, ayrı bir olumlamaya çağrı  çıkarmaktadır. Bu da resmi bir başka boyuta  taşımanın göstergesidir.

Serin ürettiği grafiklerinde, simetrik ve asimetrik düzenlemeler içinde yer alan nesnel formlar; aydınlık, büyük, derinlemesine mekansal ortamlar oluşturur. Zaman zaman sarı, kahve ve bej tonlamalar, pürüzsüz transparan ve yüzeysel yanılsamaların ötesinde, kesintisiz bir boşluk algılamasını uyarmaktadır.

Söz konusu resimlerde ifadenin özünü nesnelerin varlıkları değil, baskı yüzeyi üzerindeki konumları oluşturdukları dizinler ve oylumlar ile kullanılan renklerin tonları, renk nüanslarının dinginliği  ve gerginliğini belirler. Ortaya çıkan resimsel anlatım, bir gerçekçilik yanılsaması uyandırmasına karşın, nesnel gerçeklerle uyarılan ve gözün biçimsel algılama gücünün uç noktasını zorlayarak us’ ta yakalanan  imgenin görselliğini varsıllaştıran bir sonuca ulaştırır. Bu aşamada içinde yer alan herhangi bir nesnenin boşluk ve derinlik algılamasını güçlendirmek dışında bir nedeni ve bir amacı yok gibidir.

Formların, baş döndürücü bir boşluk ve bu boşluk vurgusunu dingin tutan simetrik ilişkiler içinde yerleştirmeleri, onların anlaşılmaz, hatta etkileyici özelliklerini açığa çıkarmaktadır.

Olağan nesnelerin, olağandışı boyutlarda ve şaşırtıcı ilişkiler içinde sentez yapılmaları, nesnelerin hareketsizliği, biçemin dinginliği anlatımı gizemli bir nesnellik şiirine dönüştürmektedir.

Resimsel kurgunun temelini oluşturacak esin kaynağının seçimi bağlamında ele alınacak olursa, araştırma kapsamına alınan kurgunun niteliksel vasıfları, dikkatli bir gözün gereksinim duyduğu temel vurguyu saptaması olasıdır.

Bir başka seçimi ise; figürsel yorumlara açılım gösterir. Bu aşamada anlatımlar ağırlık kazanır. Yaşamın belli bir kesitleri, geleneksel yönleri yorumlanabilir. Ya da hepsi bir arada ele alınarak bütünün varsıl anlatımı hedeflenebilir. Serin’ in hedeflediği gibi...

Kuşkusuz bütün bu değerleri bir arada  resimsel bir anlatımın özünde sunmak kolay olmayacaktır. İşte bu aşamada Serin’ in biçemi ve düşünsel değerleri gündeme gelebilir.

Bu aşamada lekesel lirik soyutlamalar ile geometrik bölünmeler, resim yüzeylerinde egemen olmaya başlar. Resim yüzeyinin alt bölümünde yoğunlaşarak yükselen lirik leke ifadelerinin içlerinde yaşanan yatay renk kuşakları dingin ve sistematik yorumu yeniden çağrıştırır. Bu karşıtlık Serin’ in kendine özgü sembolleri ile çözümlenir.

Öncül uygulama örneklerinde ulaşılan yorumlar bu aşamada öznel bir sistemin fregmanı olarak resimlenmiştir. Resim yüzeyini bölümlere ayıran konturlar, birimler üzerinde yoğunlaşan anlatımlar ve bu katmanların üzerinde serbestçe dağılan simgelerin çarpıcı anlatımına evrilir. Lekesel yorumlar ile sistematik, geometrik düzenlemelerin karşıtlığına, yüzeye dağılan vurgucu renk lekeleri ile katılan simgeler Serin duyarlılığında buluşurlar.

Sanatı var eden, bireyin algılama ya da imgeleme gücüne katılan, sanatsal yetinin varlığıdır, resmi çekici kılan.

Bir nesnenin imgelemini sanata dönüştüren görünüm, kimi zaman renklerin uyumunda, çoğu zaman renk lekelerinin dağılımında ya da tek bir rengin tüm yüzeyi örten gizeminde, bazen görsel yanılsamaların çarpıcı aktarımlarında, kimi zaman da usa vuran dokusal ayrılıklarda yakalanır.

Hareket; Serin’ in resimlerinin en çarpıcı özelliğidir. Evren’ in varlığının en açık göstergesi olan hareketi yakalar soyut atılımlarında.

Önce renk, ardından leke ve bunları şiirsel duyarlıkla birleştiren ışık ve bütün bunları iç dinamiğinde birleştiren devinim pigment ten, resim yüzeyine ulaşan her fırça darbesi, bu bileşimin görsel şölenine dönüşür. Soyut anlatımların çok katmanlı, dinamik ve çoğalgan anlamlar içerdiği gözlemlenecektir.

Soyut yapıtlarında; renklerin, lekelerin ve ışıkların armonileri araştırılmaktadır. Soyut resimde de, planlar kompozisyonlar ve tasarımlar kurgulanmaktadır. Yaşanan toplumun düşünsel yapısı, kültürü ve sanatının izleri sürülmektedir. Aynı zamanda evrensel gelişimin göstergelerinin erişkin gelişimini yakalamak olasıdır. Dönemin nitelik ve niceliklerini aydınlatan öyküsel ipuçları bulmak olasıdır. Yinelenen bu değerler tüm sanat türleri için geçerli olduğu gibi, soyut anlatımlar içinde söz konusudur.

Soyut resmin anlaşılır olup olmaması gibi, çok anlamsız bir tartışmanın gündeminde tutulmasının nedeni ise, ancak görmek istememek, duygusal etkileşime ket vurmak ve özellikle de  anlamamak konusunda kararlı ve dirençli olmakla açıklanabilir.

Soyut yapıtlar, toplumun her kesiminde kendisine ait ipuçları bulabileceği çok değişken ve derin anlamlar içeren sanat yapıtlarıdır. İçeriğinde her  yeni değerler keşfetme olanağı bulunabilir.

Serin’in sanat sürecinde; boyanın renge, rengin ışığa, ışığın lekeye, lekenin dinamizme ve dinamizmin resme evrildiği ve bu evrime sanatçı yüreğinin konarak daha da aktivite kazanması ile pırıl pırıl ve berrak bir boya dokusu ile başlayan serüvenin sanat yapıtına dönüşme öyküsüdür.

Mustafa BİRİNCİ


Tüm eleştiri yazıları
 

 
   

 

 
 

 
 

+

Ana sayfa | Katılım | Sanatçılar | Galeriler | Makaleler | İmza | Videolar | Linkler | İletişim | Site haritası 
Copyright ©2007 Arturk.org

Sayfanın Başına Git